Vitir Namazı

Vitir namazının -hükmü, keyfiyeti, vakti, vitir namazında kunut duası okunup okunmadığı ve vitir namazının hayvan sırtında kılınıp kılmamadığı mevzuları olmak üzere- bu namazla ilgili beş mevzuda ihtilâf etmişlerdir. Vitir namazının hükmü hakkındaki ihtilâfı, farz namazların sayısı hakkında­ki ihtilâfı anlatırken anlattığımız için burada tekrarlamayacağız. [473]

A-Şekli:

Vitir namazının keyfiyeti hakkında tmam Mâlik «Vitir namazını üç rek’at olarak ve bu rek’atlann arasını -ikisini kıldıktan sonra selam verip di­ğerini ayrı bir selam ile kılmak sureti ile- ayırarak kılmak müstehabtır» de­miştir, tmam Ebû Hanife de-, vitir namazının üç rek’at olduğunu söylemişse de; «Bir selam ile kılınır» demiştir, İmam Şafii’ye göre ise, vitir namazı bir rek’at’tır. Ashab ve Tabiin’den de bu üç görüşten her birini söyleyen olmuş­tur.

Bu ihtilâfın s e b e b i, bu mevzuda varid olan hadislerin birbirleriyle çelişmesidir. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)’nin hadisi ile sabittir ki Peygamber (s.a.s) Efendimiz geceleri onbir rek’at namaz kıîar ve bunlardan birini tek olarak kı­lardı [474].

İbn Ömer’den sabit olmuştur ki Peygamber (s.a.s) Efendimiz:

«Gece namazı ikişer iki§er rek’at’tır. Sabah vaktinin seni yakalayaca­ğını gördüğün zaman, bir rek’at ile tekleştir» [475]buyurmuştur.

Müslim de Hz. Aişe (r.a.)’den «Peygamber (s.a.s) onüç rek’at namaz kı­lar ve beş rek’at’ının hiçbirinde oturmaz, sadece sonunda otururdu» diye rivayet etmektedir.

Ebû Dâvûd da Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet etmektedir İd Peygamber (s.a.s) Efendimiz,

«Vitir namazı her müsîümana yüklenen bir vecibedir. Artık vitrini beş rek’at olarak kılmak isteyen öyle yapsın, üç rek’at’lı olarak kılmak isteyen Öyle yapsın, bir rek’at’lı kılmak isteyen bir rek’at’lı kılsın» [476]buyurmuştur. Ebû Dâvûd ayrıca, Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in vitir namazını yedi rek’at de, beş rek’at de, dokuz rek’at de kıldığını rivayet etmektedir [477].

Ebû Dâvûd, Abdullah b. Kays’tan da «Hz. Âişe (r.a.)’ye: Rasûlullah (s.a.s) vitir namazını kaç rek’at kılardı? diye sordum. Hz. Âise (r.a.): Dört ile üç olarak, altı ile üç olarak, sekiz ile üç olarak ve on ile üç olarak kılardı» [478] diye rivayet etmektedir. îbn Ömer’in Peygamber (s.a.s) Efendimiz’den riva­yet ettiği hadis de «Akşam namazı gündüz namazlarının vitri­dir» [479] şeklindedir. ‘

Bunun için ulema da bu hadisler arasında tercih yolunu tutmuşlardır. «Vitir namazı bir rek’at’tır» diyenler, Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in

«Sabah vakti olmasından korkarsan kıl­dıklarını bir rek’at daha kılmakla tekleştir» hadisi ile Hz. Âişe (r.a.)’nin «Rasûlullah (s.a.s) gece namazının son bir rek’at’ını tek kılardı» hadisini tercih etmişlerdir.

«Vitir namazı üç rek’at’tır ve bir selâm ile kılınır» diyenler ise, Ibn Ömer’in «Akşam namazı gündüz namazlarının vitridir» hadisinden başka, bu hadislerin hiçbiri ile ihticac edenıezler. Zira bu hadislerin hepsi tahyir (se­çenek) ifâde ederler, ancak Ibn Ömer’in hadisi ile ihticac edebilirler, zira îmam Ebû Hanife «Bu hadiste akşam namazı vitir namazına teşbih edilmiş­tir. Teşbih ise, müşebbehte (benzetilen) bulunan vasfın müşebbehun bih’te (kendisine benzetilen) evleviyetle bulunmasını gerektirmektedir. Şu halde akşam namazı nasıl bir selam ile kılınan üç rek’at’lı bir namaz ise vitir namazı da bir selam ile kılınan üç rek’at’lı bir namazdır diyebiliriz» demiştir.

îmam Mâlik de «Bu hadislerden anlaşılmaktadır ki Peygamber (s.a.s) Efendirftfe daima çifter rek’at olarak kıldığı namazların sonunda bir tek rek’at da kılmıştır. Bu o demektir ki vitir namazının usûlü önce çift, sonra tek bir rek’at olarak kılmaktır ve tabiidir ki çift rek’atler de ikiden aşağı olamaz» demistir. Şu halde îmam Mâlik’e göre vitir namazı ya tek rek’at’la son bulan na­mazın son rek’at’ıdır, ya da sonunda tek rek’at bulunan namazın hepsidir. Çünkü sonunda tek rek’at geldiği için namazın hepsi de rek’at sayısı bakımından tektir. Bu görüşe, yukarıda geçen Abdullah b. Kays’ın hadisi de şehâ-det etmektedir. Zira bu hadiste, çift ve tek rek’atlerden meydana gelen na­mazlara vitir denilmiştir.

İmam Mâlik: «Vitir namazı bir rek’at olarak nasıl kılmabilir? Eğer önce bir şey kılınmamış ise bir rek’at neyi tekleştirmiş olur? Nitekim Peygamber (s.a.s) Efendimiz «Kıldıklarını bir rek’at daha kılmakla tekleştir» buyurmuştur» demiştir. İmam Mâlik’in bu sözü de onun, vitir namazının namazın son tek rek’at’ı olduğu inancında bulunduğunu göstermektedir. Çünkü bu sö­zün zahirinden, İmam Mâlik’in, şer’an tek sayının başka sayı ile tekleştirilmiş olan sayı olmayıp kendiliğinden tek olan sayı olduğu görüşünde bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira ancak bu sayıdır ki başka sayılan da tekleştirir.

Bu mevzuda doğru olan şudur ki, bu hadislerin zahiri, Peygamber (s.a.s) Efendimiz’den rivayet olunduğu üzere vitir namazının keyfiyetinde bir ilâ dokuz rek’at arasında muhayyerlik ifade etmektedir. Ancak bir rek’at olarak kılmak istendiği zaman, önce çift rek’atlı bir namaz kılmanın şart olup olma­dığı, incelemeye değer bir konudur. Bir yandan şart olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Peygamber (s.a.s) Efendimiz hep öyle yapmıştır. Bir yandan da şart olmadığını söyleyebiliriz. Çünkü Müslim’in rivayetine göre Peygamber (s.a.s) Efendimiz gece namazım bitirip sıra, kıldıklarını tekleştirmeğe gelin­ce Hz. Âişe (r.a.)’yi uyandırır, o da kalkar kendisi ile birlikte, kalan bir rek’at’ı kılardı [480]. Zira bunun zahirinden anlaşılmaktadır ki Hz. Aişe (r.a.) sadece bir rek’at kılardı.

Müslim, ayrıca Hz. Aişe (r.a.)’den «Peygamber (s.a.s) vitir namazını dokuz rek’at olarak kılardı ve sekiz ile dokuzuncu rek’atlanndd oturur, fakat selamı ancak dokuzuncu rek’at’ta verirdi. Selam verdikten sonra iki rek’at da oturarak kılar di ki toplam olarak on üç rek’at kılmış olurdu. Fakat son zamanlarda yaşlanıp şişmanlamaya başlayınca bunu yedi rek’at’a indir­mişti ki bu sefer de, altı ve yedinci rek!atlarında oturur ve yedinci rek’at’ta selam verirdi. Selam verdikten sonra yine iki rek’at oturarak kılardı ki top­lam olarak, dokuz rek’at kılmış olurdu» [481]diye rivayet etmektedir.

Bu hadis, tek rek’at’ı çift rek’atlardan sonra kılmanın şart olmadığı ve üç rek’at’a da vitir denildiği görüşünde olanlara delil olabilir. Ebû Davud’un Übey b. Ka’b’tan «Peygamber (s.a.s) vitir namazında A’lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu» [482] mealinde rivayet ettiği hadis de bu hususta delildir. Hz. Aişe (r.a.)’den de bu mealde bir hadis rivayet olunmuştur. Ancak Hz.Âişe (r.a.) «Peygamber (s.a.s), üçüncü rek’at’ta İhlâs ve Muavvizeteyn sûrelerini okurdu»[483] demiştir. [484]

B- Vakti:

Vitir namazının vaktine gelince: «Ulema, yatsı namazı ile fecrin sök­mesi arası vitir namazının vaktidir» demişlerdir. Çünkü bu hususta Peygam­ber (s.a.s) Efendimiz’den gelen birçok rivayet bulunmaktadır. Bu rivayetle­rin en sabit olanlarından biri, Müslim’in Ebû Nadre el-Avfî yolu ile Ebû Sa-id’ten getirdiği rivayettir.

Buna göre Ebû Saİd «Peygamber (s.a.s) Efendimiz’e namazının vaktini sorduk. O da: Vitir namazı sabah olmazdan Öncedir’ buyurdu» [485] demiştir.

Ancak fecirden sonra vitir namazının kılınıp kıhnamadığı hususunda ihtilâf etmişlerdir.

Kimisi «Caiz değildir» kimisi «Sabah namazı kılmmadıkça caizdir» demiştir. Birincisini, îmam Ebû Hanife’nin iki arkadaşı îmam Ebû Yusuf ile îmam Muhammed b. Hasan, ikincisini de, îmam Mâlik ile İmam Şâfıi söylemişlerdir.

Bu ihtilâfın sebebi, ashab-ı kdram’ın ameli ile bu hususta varid olan hadislerin birbirlerine uymamasıdır. Çünkü yukarıda geçen Ebû Nadre ha­disi gibi- sabah namazından sonra kılınmasının caiz olmadığı anlaşılmakta­dır. Hatta Ebû Huzeyfe el-Adevî’nin hadisi bu hususta nass’tır. Ebû Davud’un rivayet ettiği şu hadiste Peygamber (s.a.s) Efendimiz

«Cenâb-ı Hak vitir namazını yatsı namazından fecrin doğmasına ka­dar olan zaman içinde kılmanızı buyurmuştur» [486] demiştir.

Usul uleması da «(kadar diye terceme ettiğimiz) ilâ kelimesi gaye ve ni­hayet mânâsında kullanıldığı zaman bu kelimeden sonra gelen kelimenin medlulü ondan önceki kelime medlulünün hükmüne tabi değildir» demişler­dir. Bu, sabah vakti vitir namazının kılınabildiği vaktin hükmüne tabi değil­dir demektir. Yani sabah namazı vaktinde vitir namazı kılınamaz. Hadisten bu mânânın anlaşılması her ne kadar delilü’1-hitab yolu ile ise de, bu delilü’I-hitab, delâleti ittifak ile kabul edilen delilü’l-hitab’m çeşitlerinden biridir.

“Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sîzce ayırt edilinceye kadar yiyin, için; sonra orucu geceye kadar tamamlayın” [487] âyet-i kerimesinin delilü’l-hitab’ı ile gecenin oruç hükmüne tabi olmadığını ittifakla söylemele­ri gibi. Hadislere uymayan, ashab-ı kiram’ın ameline gelince: Çünkü rivayet olunduğuna göre îbn Mes’ud, îbn Abbas, Ubâde b. Sâmit, Huzeyfe, Ebû Derdâ ve Hz. Âişe (r.a.) fecirden sonra ve sabah namazından önce vitir nama­zını kılarlardı. Diğer ashabtan herhangi birinin de bunlara bu hususta muha­lefet ettiği rivayet olunmamıştır.

Kimisi «Diğer ashabın onlara muhalefet etmeyişi icma1 sayılır» demiş­tir. Halbuki bu yanlıştır. Çünkü bir kimsenin herhangi bir şeyi söyleyip de başkalannın susup ona karşı ses çıkarmamaları, onlar da o şeyi söylüyorlar demek değildir. Kaldı ki ashab arasında sözle de onlara muhalefet eden ol­muştur.

Bu hadisleri rivayet eden ashabın, bu hadisleri rivayet etmeleri onlara sözle muhalefet değil de nedir? Bana kalırsa bundan daha büyük muhalefet olamaz. Kanaatimce fecirden sonra vitir namazını kılan ashab bu hadislerin medlulüne muhalefet etmiş olmayıp, bunlar fecirden sonra vitir namazlarını kaza etmişlerdir. Eğer fecirden sonra vitir namazını kılmaları eda niyeti ile olsaydı, ancak o zaman hadislere muhalefet etmiş sayılırlardı. Şu halde as­hab arasındaki bu ihtilâf, “Belli bir vakit içinde yapılması emredilen ibadet, o belli olan vakit içinde yapılmadığı taktirde kaza edilir mi, edilmez mi?” şek­lindeki ihtilâfla ilgilidir. Mes’eleyi böylece te’vil etmek, ashab-ı kiram’in bu davranışı ile hadislerin medlulü arasında uyuşmazlık görmekten daha uy­gundur. Çünkü vitir namazını fecirden sonra kılabüme görüşü kendilerine isnad edilen ashabtan bu hususta herhangi bir söz nakledilmemiş, sadece bu ashabın fecirden sonra vitir namazını kıldıkları görülmüştür. Bu ise, o asha­bın bu görüşe sahip olduklarını kesin olarak bildiren bir delil değildir.

Ancak bu, ashab arasında yalnız lbn Mes’ud’tan, «vitir namazının vakti yatsı namazından sonra başlar, ta sabah namazına kadar uzanır» diye bir söz nakledilmiştir, îbn Mes’ud’un bu sözü için de, -fecirden sonra vitir namazını kılmışlardır diye- diğerleri de aynı görüştedirler demek gerekmez. Onlardan da bu hususta bir söz nakledilip edilmediğini araştırmak lâzımdır.

îbnü’I-Münzir vitir namazının vakti hakkında ulemadan beş görüş nakletmektedir ki en meşhurları söylediğimiz bu iki görüştür. Üçüncüsü, sabah namazı kılınmış olsa bile, vitir namazının kılınabildiğidir ki Tavus bunu benimser. Dördüncüsü, güneş doğduktan sonra da kılınabildiğidir. Buna da Ebû Sevr ile Evzâî benimser. Beşincisi de ertesi geceye kadar te’hir edilebil­diğidir ki bu da, Said b. Cübeyr’in görüşüdür.

Bu ihtilâfın s e b e b i, vitir namazının ehemmiyet ve farza yakınlık derecesinde ihtilâf etmeleridir. Vitir namazının farza yakınlık derecesini kuvvetli görenler gördükleri kuvvet oranında vitir namazını esas vaktinden uzak olan vakitlerde de kılınmasını caiz görmüşlerdir. Vitir namazını da di­ğer sünnetler gibi farzdan uzak bir sünnet sayanlar ise, vakti dışında kılınma­sını zayıf görmüşlerdir. Çünkü ancak, farz namazlar vakitleri dışında kaza edilebilirler. Bayram namazının kaza edilip edilmediği hakkındaki ihtilâf da bu esasa dayanmaktadır. Bana kalırsa bu hususta farz ile mendub arasında ayırım yapılmamalı, yani farzın edasına dair olan emir, kazasının da meşrui­yetini ifâde eder diyenler, mendub hakkında da buna inanmalıdırlar, farzın edasına dair olan emir, kazasının da meşruiyetini ifade etmez diyenler de, mendub hakkında da aynı şeyi söylemelidirler. [488]

C- Vitir’de Kunut:

imam Ebû Hanife ile tabileri «Vitir namazında kunut duası okunur» imam Mâlik «Okunmaz» demişlerdir, imam Şafii ise, iki kavlinden birinde «Kunut duası, vitir namazında ancak Ramazan’ın son yarısında», kimisi: «ilk yansında», kimisi de «Ramazan ayı boyunca okunur» demişlerdir.

Bu ihtilâfın sebebi, bu husustaki rivayetlerin değişik olup birinin diğerine uymamasıdır. Zira bu rivayetlerin kiminde, Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in kunut duasını devamlı olarak okuduğu, kiminde sadece bir ay okuduğu, kiminde de son zamanlarda kunut duasını okumaktan vazgeçip kunut duasını okumayı yasakladığı bildirilmektedir, ki bu mes’ele yukarıda da geçti. [489]

D- Hayvan Sırtında Kılınması:

Hayvan sırtında vitir namazının kılınıp kılınamayacağı hususundaki ih­tilâfa gelince: Cumhur

«Kılınabilir. Çünkü Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in vitir namazını hay­van sırtında kıldığı sabittir» [490] demiştir.

Vitir namazının sünnet olduğu görüşünde olan cumhur, bu görüşündede bununla ihticac etmiştir. Zira Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in hayvan sır­tında sünnet namazları kıldığı sahih rivayetlerle sabit olduğu halde, farz na­mazları bir kere olsun hayvan sırtında kıldığı rivayet olunmamıştır. Bundan ise, vitir namazının vacib olmadığı anlaşılmaktadır. Vitir namazının vücu-bunu benimseyen Hanefıler ise, farz namazların hayvan sırtında kılınamadı-ğı hususunda cumhur ile beraber oldukları için, Peygamber (s.a.s) Efendi­miz’in vitir namazını hayvan sırtında kıldığına dair hadisi kıyas yolu ile red­detmişlerdir. Halbuki kıyas yolu ile, sabit olan hadisleri reddetmek zayıf bir şeydir. [491]

E- Yeniden Kılınması:

Ulemanın çoğu; «Yatmadan vitir namazım kılan bir kimse, uykudan kalkıp bir daha vitir namazım kılamaz» demişlerdir. Çünkü Ebû Davud’un rivayetine göre Peygamber (s.a.s) Efendimiz,

«Bir gecede iki kere vitir namazı yoktur» [492] buyur­muştur. Kimisi de «Bir daha kılmak isteyen, önce bir rek’at sünnet kılmakla, akşamleyin kılmış olduğu vitir namazının rek’atlanm çiftleştirir, sonra bir daha vitir namazını kılar» demiştir ki vitri bozmak mes’elesi diye söyledikle­ri işte budur. Halbuki bu görüş iki yönden zayıftır. Biri vitir namazı, rek’atla-nmn çiftleştirilmesi ile nafile namazına dönüşemez. İkincisi de yalnız bir rek’at namaz kılmak şeriatta görülmemiştir.

Mes’eledeki ihtil â f da işte buradan, yani bir tek rek’at namaz kıl­mak caiz midir, değil midir mes’elesinden doğmuştur. Vitir kelimesinin, kendisinden anlaşılan mânâda, yani çift olmayan sayı demek olduğunu dü­şünenler «Vitir namazı nafile namazına dönüştürülemez. Çünkü vitir nama­zı sünnet-i müekke’de veyahut vacibtir. Nafile namaz ise daima çift rek’at’lı olur» demişlerdir. [493]

 

[473] İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/391.

[474] Mâlik, Saiâtü’l-Leyl, 7/2, no: 8; Ebû Dâvûd, Satât, 2/316, no: 1335.

[475] Buhârî, Vitr, 14/1, no: 990; Ebû Dâvûd, Salât, 2/134, no: 1326.

[476] Ebû Dâvûd, Salât, 2/338, no: 1322.

[477] Ebû Dâvûd, Salât, 2/316, no: 1539.

[478] Ebû Dâvûd, Satât, 2/343, no: 1437.

[479] Ahmed, 2/30-41.

[480] Müslim, Müsâfirîn, 6/17, no: 135.

[481] Müslim, Müsâfirîn, 6/18, no: 746.

[482] Nesâi, 3/244; Ahmed, 5/123.

[483] Ebû Dâvûd, Salât, 2/339, no: 1424.

[484] İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/391-394.

[485] Müslim, Müsâfırîn, 6, no: 161. .

[486] Ebû Dâvûd, Salât, 2/336, no: 1418.

[487] Bakara, 2/187.

[488] İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/394-396.

[489] İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/396.

[490] Buhârî, Vitr, 14, no: 999; Ebû Dâvûd, Salât, 277, no: 1224.

[491] İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/396-397.

[492] Salât, 2/344, no: 1439.

[493] İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/397.

About these ads

Ağustos 23, 2012 tarihinde Namaz, İslam içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s